Hak rızası ve Hakk'a vuslat arzusu ile yürüdüler dünyanın en ücra köşelerine. Onlar yürüdü, yollar övündü, ruhaniler sevindi ve tabii bütün şeytanlarda dövündü…Sibirya'dan Çin'e, Avustralya'dan Tayland'a dağılmış aşıklara, sadece "git" denilmiştir. Evet git, Allah'ı ve Resulünü anlatacaksan git…

Posts tagged ‘DOĞADAN DERS ALMAK’

TABİATTAN, DOĞADAN DERS ALMAK


Görsel

Hayatta kainattan ders almalıyız. Doğa bize ders almayı öğretmektedir.

Doğa, insanların iş ve tasarım konularında akıl hocası, yaşam tarzı için bir model olmalıdır. Doğanın sistemi milyonlarca senedir çalışıyor. Doğaya baksak, tabiattan ders alsak sorunlarımızın tümünü çözebiliriz.

Bugün pek çok bilim adamı ve araştırma-geliştirme (ARGE) uzmanı projelerine başlamadan önce, bunun canlılardaki örneklerini araştırmakta, onlardaki sistem ve tasarımları taklit etmektedirler. Diğer bir deyişle bilim adamları, Allah’ın (cc)  doğada yarattığı tasarımları görüp incelemekte ve bunlardan ilham alarak yeni teknolojiler geliştirmektedirler.

Bu yönelim yeni bir bilim dalı doğurmuştur: “Biyomimetik”. “Doğadaki canlılardan taklit” anlamına gelen bu bilim dalı, özellikle son dönemlerde teknoloji dünyasında yaygın bir uygulama alanı bulmuştur. Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde  Müminun Suresi’nin 21. ve Nahl Suresi’nin 66. ayetlerinde “ders alma, öğüt, önem, önemli şey, örnek” anlamlarına gelen “ibreten” kelimesinin kullanılması bu bakımdan çok hikmetlidir.

“”Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz. (Nahl Suresi, 66)””

“”Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var. Sizler onlardan yemektesiniz. Onların üzerinde ve gemilerde taşınmaktasınız. (Müminun Suresi, 21-22)””

Biyomimetik, insanların doğada bulunan sistemleri taklit ederek yaptıkları maddelerin, aletlerin, mekanizma ve sistemlerin tümünü ifade eden bir terimdir. Doğadaki tasarımlar örnek alınarak yapılan aletlere, özellikle nanoteknoloji, robot teknolojisi, yapay zeka, tıbbi endüstri ve askeri donanım gibi alanlarda kullanılmak için gerek duyulmaktadır.

Doğadaki görünen mükemmellikler üzerinde düşünülerek, doğadaki modellerin taklit edilmesi gerektiğine inanan bilim adamları aşağıdaki bilgilere ulaşmışlardır:

* Arı kuşlarının 10 gramdan daha az bir yakıtla Meksika Körfezi’ni geçebilmeleri,

* Yusufçukların en iyi helikopterlerden bile daha iyi manevra yapabilmeleri,

* Termit kulelerinde bulunan iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin, donanım ve enerji sarfiyatı bakımından insanların yaptıklarından çok daha üstün olmaları,

* Yarasanın çok-frekanslı ileticisinin, insanların yaptığı radarlardan daha verimli ve duyarlı çalışması,

* Işık saçan alglerin vücut fenerlerini aydınlatmak için çeşitli kimyasalları biraraya getirmeleri,

* Kutup balıkları ve kurbağaların donduktan sonra yeniden hayata dönmeleri ve organlarının buz nedeniyle hasara uğramaması,

* Bukalemunun ve mürekkep balığının, bulundukları ortamla tam bir uyum içinde olacakları şekilde derilerinin renklerini, desenlerini anında değiştirmeleri,

* Arıların, kaplumbağaların ve kuşların haritaları olmadan uzun mesafeleri kat etmeleri,

* Balinaların ve penguenlerin oksijen tüpü kullanmadan dalmaları,

Yukarıda sadece birkaç örneğine yer verilen doğadaki hayranlık uyandıran bu gibi mekanizma ve tasarımlar, teknolojinin birçok alanını zenginleştirme potansiyeline sahiptir. Bilgi birikimimizin artması ve teknolojik imkanların gelişmesi ile birlikte bu potansiyel her geçen gün daha da ortaya çıkacaktır.

Hayvanların her biri, insanları hayrete düşüren birçok yaratılış özelliklerine sahiptir. Kimileri suda hareket etmelerini sağlayan en ideal şekle (hidrodinamik) sahipken, kimileri de bizim için oldukça yabancı olan duyuları kullanır. Bunların birçoğu insanların ilk defa karşılaştıkları, daha doğrusu yeni farkına vardıkları özelliklerdir. Bazen bir canlının tek bir özelliğini bile taklit etmek için bilgisayar, mekanik, elektronik, matematik, fizik, kimya ve biyoloji gibi bilim dallarının önde gelen isimlerinin biraraya gelmesi gerekmektedir.

Bu bilgiler ışığında görmekteyiz ki gelişen teknoloji yaratılış mucizelerini tek tek keşfetmekte ve canlılardaki olağanüstü tasarımları örnek alarak insanlığa hizmet etmektedir.

Bugün bilim adamları ve araştırmacılar Kuran-ı Kerim’de yaklaşık 1400 sene evvel bildirildiği gibi canlılardan “ders” almaktadırlar.

Okumayan, düşünmeyen, ders almayan insanın zararı büyük olur.

Öyle bir şehir yapmalıyız ki herkes hayran olmalı.

Etiket Bulutu

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.